28 Mart 2020 Cumartesi
28 Şubat 2014 Cuma
SINAV ŞİFRELERİ
By Unknown06:19basarı, bayram, cemre, coğrafya, ders, eğitim, emek, facebook, fıkra, gelişim, Geometri Dersi, samandağ özel ders, sınav, şifre
SINAV ŞİFRELERİ
Değişen üniversiteye giriş sınavının ilk aşaması olan Yükseköğretime Geçiş
Sınavı'na (YGS) ortalama 1 milyon 500
bin aday başvurdu.
160 dakika sürecek ve tek oturumda yapılacak YGS’ de toplam dört testten 160 soru sorulacak. Sınavda başarılı olmak için 140 puan barajını aşmak gerekiyor. Bu barajı aşabilmek için de 160 sorudan 16 net yapmak gerekiyor. Sınav sonucunda YGS–1, YGS -2, YGS–3, YGS–4, YGS–5 ve YGS–6 olmak üzere 6 puan türü olacak. Her puan türündeki puanların en küçüğü 100, en büyüğü de 500 olarak hesaplanacak. Bu puan türlerinden en az birinden 140 ve üzeri puan alanlar sadece meslek yüksekokulu ön lisans programları ile açık öğretim programlarını tercih edebilecekler. LYS’ lere giremeyecekler. Bu arada özel yetenek sınavıyla öğrenci alan yükseköğretim programlarına başvurabilmek için de YGS puanlarından en az birinin 140 ve üzeri olması gerekiyor.
YGS puanlarından en az birinden 180 ve daha fazla alanlar LYS’ lere girecek. Sınavın LYS’ye yüzde 40 oranında katkısı vardır. 180 baraj puanını aşmak için adayların ortalama 32 net çıkarmaları gerekiyor.
Sınavda dikkat etmeniz gerekenler…
* Çözemediğiniz soruya testleri tamamladıktan sonra tekrar bakın. Turlama tekniğini deneyin.
* Sınavlarda soruların zorluk dereceleri birbirinden farklı ama tüm soruların puan değerleri aynıdır. O yüzden yapamadığınız soru üzerinde zaman kaybetmeyin.
* Yanınızda bir saat bulundurun ve bunu test süresine göre ayarlayın.
* Sorulara ön yargıyla yaklaşmayın. İçlerinde yapabilecekleriniz olduğunu unutmayın.
* Bölümler arasında kendinize dinlenme süresi verin.
* Seçeneklerden iki şık kaldıysa en yakını işaretleyin.
* Cevap kâğıdına şıkkınızı geçirirken kaydırma yapmayın.
* Cevabınızı değiştirdiğinizde önceki işaretinizi iyice siliniz. Optik okuyucu İyi silinmemiş cevabı da okuyabilir.
160 dakika sürecek ve tek oturumda yapılacak YGS’ de toplam dört testten 160 soru sorulacak. Sınavda başarılı olmak için 140 puan barajını aşmak gerekiyor. Bu barajı aşabilmek için de 160 sorudan 16 net yapmak gerekiyor. Sınav sonucunda YGS–1, YGS -2, YGS–3, YGS–4, YGS–5 ve YGS–6 olmak üzere 6 puan türü olacak. Her puan türündeki puanların en küçüğü 100, en büyüğü de 500 olarak hesaplanacak. Bu puan türlerinden en az birinden 140 ve üzeri puan alanlar sadece meslek yüksekokulu ön lisans programları ile açık öğretim programlarını tercih edebilecekler. LYS’ lere giremeyecekler. Bu arada özel yetenek sınavıyla öğrenci alan yükseköğretim programlarına başvurabilmek için de YGS puanlarından en az birinin 140 ve üzeri olması gerekiyor.
YGS puanlarından en az birinden 180 ve daha fazla alanlar LYS’ lere girecek. Sınavın LYS’ye yüzde 40 oranında katkısı vardır. 180 baraj puanını aşmak için adayların ortalama 32 net çıkarmaları gerekiyor.
Sınavda dikkat etmeniz gerekenler…
* Çözemediğiniz soruya testleri tamamladıktan sonra tekrar bakın. Turlama tekniğini deneyin.
* Sınavlarda soruların zorluk dereceleri birbirinden farklı ama tüm soruların puan değerleri aynıdır. O yüzden yapamadığınız soru üzerinde zaman kaybetmeyin.
* Yanınızda bir saat bulundurun ve bunu test süresine göre ayarlayın.
* Sorulara ön yargıyla yaklaşmayın. İçlerinde yapabilecekleriniz olduğunu unutmayın.
* Bölümler arasında kendinize dinlenme süresi verin.
* Seçeneklerden iki şık kaldıysa en yakını işaretleyin.
* Cevap kâğıdına şıkkınızı geçirirken kaydırma yapmayın.
* Cevabınızı değiştirdiğinizde önceki işaretinizi iyice siliniz. Optik okuyucu İyi silinmemiş cevabı da okuyabilir.
ARKADAŞLAR UNUTMAYIN! Sınav salonuna girerken, sizden istenecek belgeler:
*YGS Sınava Giriş ve Kimlik Belgesi
* Fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgesi: Kimliğinizi açıkça gösteren fotoğraflı ve onaylı özel bir kimlik belgesi daha gerekiyor. Bu nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport vb. özel kimlik belgesi olarak kabul edilecek belgelerdir.
* Bir fotoğraf: Her aday bu fotoğrafın arkasına T.C. Kimlik Numaranız, adınız ve soyadınız mutlaka yazılmalıdır.
*YGS Sınava Giriş ve Kimlik Belgesi
* Fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgesi: Kimliğinizi açıkça gösteren fotoğraflı ve onaylı özel bir kimlik belgesi daha gerekiyor. Bu nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport vb. özel kimlik belgesi olarak kabul edilecek belgelerdir.
* Bir fotoğraf: Her aday bu fotoğrafın arkasına T.C. Kimlik Numaranız, adınız ve soyadınız mutlaka yazılmalıdır.
DEĞERLİ ÖĞRENCİLERİM HEPİNİZE BAŞARILAR DİLERİM, HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN.
DUALARIM SİZİNLE.
3 Şubat 2014 Pazartesi
HIRSIZIN KABAHATİ YOK MU?
By Unknown06:04anayasa, başarı, devam, doğru, düzen, eczane, ekin, emek, eşitlik, faydaları, gelişim, gülmek., hak, hırsız, hukuk, kutu, samandağ özel ders
Rüşvet
operasyonunun kimlerce, hangi güçlerce başlatıldığının çok fazla önemi yok. “Rüşvet
operasyonu”ndaki “operasyon” kavramının bile yönü değiştirilerek kafalar
karıştırılmak isteniyor... Hükümet açıklamalarında ve hele yandaş medya
yayınlarında, asıl operasyon sanki rüşvetçilere karşı yürütülen değil de, bu
operasyonu düzenleyenlere karşı yapılan bir operasyonmuş izlenimi yaratılmaya
çalışılıyor..
Burada asıl
önemli olan, hırsızlığın, soygunun, yasadışılığın açık seçik ortada
oluşudur. Dişimizden tırnağımızdan
artırarak zar zor ödemeye çalıştığımız vergileri
birilerinin yürütmesine toplum
olarak hakkımızı helal etmeyiz. Bu bizim alınterimiz emeğimiz.
Yöneticiler
bu tür olaylara fırsat vermemelidir.
Güvenerek seçtiğimiz başımızdaki yöneticiler bu tür olaylara fırsat verirse biz halk olarak kime
güveneceğiz? Zaten gün geçmiyor ki
zamsız. Hergün yeni bir zamla uyanıyoruz.. Benzinden, tüpe, ekmeğe, simite , susama vs. herseye zam
geldi. Bunları zaten karsılayamıyoruz. Unutmayın biz toplum olarak başkaları
gibi örtülü ödeneğimiz yok.
Bir
gün Nasreddin Hoca'nın eşeği çalınmış. Can sıkıntısı içinde durumu komşularına
anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış. Birisi :
-Hocam demiş
niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın sanki? Bir başkası:
-Evine hırsız
giriyor da senin nasıl haberin olmuyor? diye konuşmuş.Bir diğeri de :
-Hocam demiş,
kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep yine sensin. Çünkü doğru
dürüst bir ahırın bile yok.Nerden baksan dökülüyor.Hoca kızmış:
-Yahu demiş,
iyi güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hırsızın hiç mi suçu yok?
16 Aralık 2013 Pazartesi
OKU-YORUM...
By Unknown03:01ayak, basarı, bire, büyükbaş, düzen, eczane, facebook, Geometri Dersi, güzel, hastahane, ingilizce, istek, kazanmak, okuyorum, samandağ özel ders
Ömrümüzün büyük bir bölümünü,
üstelik en dinamik çağlarını okullarda geçiriyoruz. Buna göre bir hayat muhasebesi
yapmamız da gerekmelidir. İlköğretim yıllarını ele alalım. Sekiz yıllık
kesintisiz eğitimle (öğretim demek daha doğru olur) birlikte çocuklar engelli
bir koşunun içerisinde buluyor kendilerini. Bütün mesele sadece iyi bir liseye
girebilmektir. İyi bir liseye girmekten maksat ise iyi bir fakülteyi kazanma
ihtimalini yüksekte tutmaktır.
Öğrenmenin ve
bilmenin tek nedeni vardır, hedeflenen noktaya ulaşmak için malzeme olmak.
Bilgi ne çocuklukta ne de gençlikte hayatı çekip çeviren bir kılavuzlama aracı
değil, hayali kurulan mesleğe ulaşmanın malzemesidir. İlköğretim süreci bireye
sağlıklı bir çocukluk, lise süreci de uyumlu ve kendisiyle barışık bir gençlik
bahşetmiş olsaydı başka bir şeye gerek bile yoktu. Çünkü istikbali kazanmak
adına hedeflenen diğer şeyler kendiliğinden gelecektir.
Lise ve
üniversite sınav sistemi bilginin değerini pratik kullanımına paralel olarak
daraltıp aşağılara çekmiştir. Böylesine kısa mesafe koşuculuğuna mutabık
yetişen kuşak için daha ilerisi diye bir şey yoktur.
Liselerde son sınıf öğrencilerinin çarpan
kalbi, atan nabzı ve artan telaşı şayet eşik atlamak için değil bilmek
yurdundan bulmak ülkesine açılmanın heyecanıyla olmuş olsaydı yazımın başlığı
bile bu sevince iştirak ederdi.
Öte yandan
geçmiş yıllardaki kopya hadiselerinden dolayı en ince ayrıntısına kadar alınan
sıkı önlemler adrenalini iyice artırıyor. Bu kadar stres ve bu kadar abartı
niye?
Üniversite
sınavına girdiğim günü hatırlıyorum. Evdekilerin hepsi Pazar uykusundayken tek
başıma çıkıp gitmiştim sınava gireceğim okula. Okulun önü ana baba günüydü.
Fakat bu benim için geçerli değildi tabii. Hiçbir zaman annemi ve babamı da
sınav günü yanımda götürmek aklıma gelmediği için bizimkiler orada yoktular. Ne
salonumu ne de salonda oturacak yerimi önceden görmemiştim. Elimde sadece
kendinden silgili ikinci el bir kurşun kalemden başka bir şey yoktu. Saat
takmak bile aklıma gelmemişti. Sınavdan çıktıktan sonra sınav sonuçları belli
oluncaya dek sınavımın nasıl geçtiğine dair hiçbir şey konuşmamıştım. Sonuç
açıklanıp bir fakülte kazandığım belli olduktan sonra da evin gündemini
değiştirecek bir durum yaşanmamıştı.
Bu
soğukkanlılığın sebebi sınavlara çok alışkın olduğumdan dolayı falan değil
elbet. Hiçbir şeyi ölüm kalım mücadelesine dönüştürmemek gerektiğini yaşayarak
öğrenmiştim. Çünkü bize üniversite sınavına girdiğimde şayet kazanırsam
kazandığım şeyin sanıldığı ve söylendiği gibi çok büyük bir kazanç olmadığına,
kazanmadığım takdirde de kaybımın da öyle büyük bir kayıp olmadığına
inandırmıştım.











