Samandağ Özel Ders: ygs

1

Samandağ Özel Ders

2

Samandağ Özel Ders

3

Samandağ Özel Ders3

4

Samandağ Özel Ders

5

Samandağ Özel Ders

ygs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ygs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2020 Cumartesi

6 Eylül 2013 Cuma

İKİ YANLIŞ BİR DOĞRU


Bizler çocuklarımızı genellikle koruyucu aile yapısını benimseyerek büyütürüz. Çocuklarımız üzülmesin, sıkıntıya düşmesin diye büyük çaba sarf ederiz. Onlar için her şeyi yapar her hatalarını bir şekilde görmezlikten gelir telafi ederiz. Bütün bunları çocuğumuz üzülmesin, yorulmasın sadece dersleriyle ilgilensin diye yaparız. 





Aile çocuğun her türlü ihtiyacıyla ilgilenerek çözüm arayışı içinde olduğundan çocuklara herhangi bir sorumluluk yüklemez. Anneler çocuğun çantasını hazırlar evde unutulmuş ödevi okula götürürler. Çocuğun ödevi varsa telaşlanırlar, sınavı varsa kaygılanırlar. Böylece çocuk hiçbir sorumluluk almadan büyümüş olur. Bu çocuklar sorumluluk almadığı gibi başlarına gelecek her türlü olaydan da başkalarını sorumlu tutacaklardır. Yaptıkları hataların suçunu hep başkalarında arayacaklardır. Örneğin çocuk küçükken halıya takılıp düşse halı dövülür. Ah halı ah! Sen niye benim oğlumu kızımı düşürüyorsun denir. Çocuk; o andan itibaren halı orada olmasa bütün bunların yaşanmayacağına, kendisinin dikkatsizliği ile hiç ilgisi olmadığına ve yaşanan bu sıkıntıların tamamının halıdan kaynaklandığının inanmaya daha doğrusu inandırılmaya başlar. Benim bir hatam var mı diye düşünmez. Büyüdüğü zaman da kendinde suçu aramayan, suça sebep olan etkenleri dışarıda arayan, hep karşı tarafa yüklemeler yapan, düşünmeden hareket eden, sanki olanlar onun problemi ya da sorumluluğunda değilmiş gibi davranan kişiler ortaya çıkar. Böyle davranarak çocukların problemlerini çözmüş onlara kendilerini geliştirme fırsatı vermemiş oluruz. Ardından biz aileler çözümü öğretmenlerde arayarak çocuğum çok sorumsuz, kendi başına karar veremiyor, sorunlardan kaçıyor gibi serzenişleri ailelerden dinleriz. Anne baba olarak kendi yüzümüze çevirip sorunun çözümünün nerede olduğunu keşfetmemizde fayda vardır.

Unutmayın çocuklarımız bizi yansıtmaktadırlar.
Paylaş:

22 Ağustos 2013 Perşembe

NEDEN BİZ ?

 Her öğrenci farklı bir bireydir. Bilgi dağarcığı ve motivasyonu kısacası hazır bulunuşluk seviyesi her birinin farklı farklıdır. Farklı şekilde algılar, farklı yöntemlerle daha iyi öğrenir, farklı çalışma ve öğrenme hızlarıyla üzerinde çalışılan materyali içselleştirir. Tüm bu farklılıkların kalabalık ders ortamında öğrenci için engel olmaktan çıkması için kendisine özel bir desteğe ihtiyacın olması doğaldır.

Özel ders sürecinde öğrenci tam ihtiyacı olan konulara odaklandırılır. Kalabalık bir sınıfın geneline değil öğrenciye uygun materyal (konu anlatım dökümanları, testleri, vs..) kullanımı ile dersin amacına ulaşması sağlanır. Böylece enerji ve zaman ekonomik bir şekilde kullanılmış olur.

Özel dersin en büyük getirisi öğrencinin çalışmalarının birebir ve dikkatle takip edilmesine imkan vermesidir. Gerektiği gibi takip edilen öğrenci ister istemez düzenli çalışma ve ödevlerini zamanında eksiksiz yapma alışkanlığı kazanacaktır.

Ülkemizin eğitim sistemi göz önüne alındığında özel derse olan ihtiyaç daha net anlaşılabilir. Hayatında gerçekten yüksekleri hedefleyen öğrencilerimizin eleme sınavlarında hata yapma lüksü neredeyse kalmamıştır. Bunu gerçekleştirebilmek için öğrencilerimiz eğitim hayatında görmüş oldukları bütün ders konularını eksiksiz olarak öğrenmeli ve sınavlarda uygulamaya dökebilmelidir.

Peki tüm bu zor şartlar altında yüksekleri hedefleyen bu öğrencilerimiz başarıyı nasıl yakalayacaklar? Kalabalık sınıflarda bu başarıyı yakalamak mümkün mü? Bir öğretmenin kalabalık bir sınıfta her öğrencinin dikkatini saatlerce derse yönlendirebilmesi ne kadar mümkün?

Uzmanlara göre sınıfta dikkati dağılan bir öğrencinin önemli bir noktayı kaçırması ve o anda telafi edilememesi durumunda konuların birbirleriyle bağlantılı olması sebebiyle ileride katlanarak büyüyen bir probleme yol açması kaçınılmazdır. İşte bu nedenle bir çok öğrenci çalıştığının karşılığını istediği ölçüde alamaz. Buna ek olarak bu dikkat eksikliği nedeniyle kaçırılan önemli noktalar ve bu eksiklerin zaman içinde kapatılamayarak büyümesi sonucu oluşan kişisel güvensizlik ve motivasyon eksikliği bu problemi daha da ciddi boyutlara taşımaktadır.

Bu temel problemin sonuçları ise gözler önünde. Her sene sınavlara katılan milyonlarca öğrenciden çok azı hedeflerine ulaşabiliyor. Çok yetenekli ve gayretli olduğu halde olumsuz şartlardan dolayı başarısız olan insanların sayısı on binler hatta yüz binlerle ifade ediliyor.

Sınavlar her ne kadar belirli bir saat süre ile öğrencileri test ediyor gözükse de aslında test ettiği bütün bir sınava hazırlık süreci hatta bütün bir eğitim hayatıdır. Bu uzun maratonda emeğinin karşılığını almak ve gerçekten başarıyı yakalamak için iyi bir stratejiye ve doğru zamanda atılması gerekli doğru adımlara ihtiyaç vardır.

Bunun için  size en uygun şartlarda özel ders metodunu tavsiye ediyoruz. Özel dersin avantajlarını kısaca özetleyecek olursak

1. Birebirdir.  Ders sonuna kadar öğrencinin dikkati eğitmen tarafından derse yönlendirilir. Dikkat eksikliği veya kaçırılan bi nokta olduğunda bu öğretmen tarafından derhal fark edilir ve gereken yapılır.

 2. Konular öğrenci tarafından tam olarak kavranmadan geçilmez. Gerektiğinde tekrardan kesinlikle kaçınılmaz. Böylece eksik konu bırakılmaz. Öğrenci; bilgi birikimi noktasında eksiksiz hale getirilir.

3. Tek bir öğrenciye odaklıdır. Bu sayede öğrenci her daim aktif tutulur ve öğrenci öğrendiklerini unutmadan ve öğretmeni gözetiminde uygulama fırsatına sahip olur.

 4. Kişiye özel çözümler sunar. Böylece en kısa sürede maksimum verim almak esastır.

 5. Öğrenci-Öğretmen-Veli ilişkileri maksimum düzeyde tutulur.

Paylaş:

Etiketler