Samandağ Özel Ders: gelişim

1

Samandağ Özel Ders

2

Samandağ Özel Ders

3

Samandağ Özel Ders3

4

Samandağ Özel Ders

5

Samandağ Özel Ders

gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2014 Cuma

SINAV ŞİFRELERİ

                         SINAV ŞİFRELERİ

Değişen üniversiteye giriş sınavının ilk aşaması olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) ortalama  1 milyon 500 bin  aday başvurdu.
    160 dakika sürecek ve tek oturumda yapılacak YGS’ de toplam dört testten 160 soru sorulacak. Sınavda başarılı olmak için 140 puan barajını aşmak gerekiyor. Bu barajı aşabilmek için de 160 sorudan 16 net yapmak gerekiyor. Sınav sonucunda YGS–1, YGS -2, YGS–3, YGS–4, YGS–5 ve YGS–6 olmak üzere 6 puan türü olacak. Her puan türündeki puanların en küçüğü 100, en büyüğü de 500 olarak hesaplanacak. Bu puan türlerinden en az birinden 140 ve üzeri puan alanlar sadece meslek yüksekokulu ön lisans programları ile açık öğretim programlarını tercih edebilecekler. LYS’ lere giremeyecekler. Bu arada özel yetenek sınavıyla öğrenci alan yükseköğretim programlarına başvurabilmek için de YGS puanlarından en az birinin 140 ve üzeri olması gerekiyor.
      YGS puanlarından en az birinden 180 ve daha fazla alanlar LYS’ lere girecek. Sınavın LYS’ye yüzde 40 oranında katkısı vardır. 180 baraj puanını aşmak için adayların ortalama 32 net çıkarmaları gerekiyor.
     Sınavda dikkat etmeniz gerekenler…
* Çözemediğiniz soruya testleri tamamladıktan sonra tekrar bakın. Turlama tekniğini deneyin.
* Sınavlarda soruların zorluk dereceleri birbirinden farklı ama tüm soruların puan değerleri aynıdır. O yüzden yapamadığınız soru üzerinde zaman kaybetmeyin.
* Yanınızda bir saat bulundurun ve bunu test süresine göre ayarlayın.
* Sorulara ön yargıyla yaklaşmayın. İçlerinde yapabilecekleriniz olduğunu unutmayın.
* Bölümler arasında kendinize dinlenme süresi verin.
* Seçeneklerden iki şık kaldıysa en yakını işaretleyin.
* Cevap kâğıdına şıkkınızı geçirirken kaydırma yapmayın.
* Cevabınızı değiştirdiğinizde önceki işaretinizi iyice siliniz. Optik okuyucu İyi silinmemiş cevabı da okuyabilir.
ARKADAŞLAR UNUTMAYIN! Sınav salonuna girerken, sizden istenecek belgeler:
*YGS Sınava Giriş ve Kimlik Belgesi
* Fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgesi: Kimliğinizi açıkça gösteren fotoğraflı ve onaylı özel bir kimlik belgesi daha gerekiyor. Bu nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport vb. özel kimlik belgesi olarak kabul edilecek belgelerdir.
* Bir fotoğraf: Her aday bu fotoğrafın arkasına T.C. Kimlik Numaranız, adınız ve soyadınız mutlaka yazılmalıdır.
DEĞERLİ ÖĞRENCİLERİM HEPİNİZE BAŞARILAR DİLERİM, HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN. DUALARIM SİZİNLE.


Paylaş:

3 Şubat 2014 Pazartesi

HIRSIZIN KABAHATİ YOK MU?


Rüşvet operasyonunun kimlerce, hangi güçlerce başlatıldığının çok fazla önemi yok. “Rüşvet operasyonu”ndaki “operasyon” kavramının bile yönü değiştirilerek kafalar karıştırılmak isteniyor... Hükümet açıklamalarında ve hele yandaş medya yayınlarında, asıl operasyon sanki rüşvetçilere karşı yürütülen değil de, bu operasyonu düzenleyenlere karşı yapılan bir operasyonmuş izlenimi yaratılmaya çalışılıyor..     
 
       




Burada asıl önemli olan, hırsızlığın, soygunun, yasadışılığın açık seçik ortada oluşudur.  Dişimizden tırnağımızdan artırarak zar zor ödemeye çalıştığımız  vergileri  birilerinin yürütmesine  toplum olarak hakkımızı helal etmeyiz. Bu bizim alınterimiz emeğimiz.
Yöneticiler bu tür olaylara  fırsat vermemelidir. Güvenerek seçtiğimiz başımızdaki yöneticiler bu tür olaylara  fırsat verirse biz halk olarak kime güveneceğiz?  Zaten gün geçmiyor ki zamsız. Hergün yeni bir zamla uyanıyoruz.. Benzinden,  tüpe, ekmeğe, simite , susama vs. herseye zam geldi. Bunları zaten karsılayamıyoruz. Unutmayın biz toplum olarak başkaları gibi örtülü ödeneğimiz yok. 
       Bir gün Nasreddin Hoca'nın eşeği çalınmış. Can sıkıntısı içinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış. Birisi :
-Hocam demiş niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın sanki? Bir başkası:
-Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmuyor? diye konuşmuş.Bir diğeri de :
-Hocam demiş, kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep yine sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok.Nerden baksan dökülüyor.Hoca kızmış:
-Yahu demiş, iyi güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hırsızın hiç mi suçu yok?


Paylaş:

6 Eylül 2013 Cuma

İKİ YANLIŞ BİR DOĞRU


Bizler çocuklarımızı genellikle koruyucu aile yapısını benimseyerek büyütürüz. Çocuklarımız üzülmesin, sıkıntıya düşmesin diye büyük çaba sarf ederiz. Onlar için her şeyi yapar her hatalarını bir şekilde görmezlikten gelir telafi ederiz. Bütün bunları çocuğumuz üzülmesin, yorulmasın sadece dersleriyle ilgilensin diye yaparız. 





Aile çocuğun her türlü ihtiyacıyla ilgilenerek çözüm arayışı içinde olduğundan çocuklara herhangi bir sorumluluk yüklemez. Anneler çocuğun çantasını hazırlar evde unutulmuş ödevi okula götürürler. Çocuğun ödevi varsa telaşlanırlar, sınavı varsa kaygılanırlar. Böylece çocuk hiçbir sorumluluk almadan büyümüş olur. Bu çocuklar sorumluluk almadığı gibi başlarına gelecek her türlü olaydan da başkalarını sorumlu tutacaklardır. Yaptıkları hataların suçunu hep başkalarında arayacaklardır. Örneğin çocuk küçükken halıya takılıp düşse halı dövülür. Ah halı ah! Sen niye benim oğlumu kızımı düşürüyorsun denir. Çocuk; o andan itibaren halı orada olmasa bütün bunların yaşanmayacağına, kendisinin dikkatsizliği ile hiç ilgisi olmadığına ve yaşanan bu sıkıntıların tamamının halıdan kaynaklandığının inanmaya daha doğrusu inandırılmaya başlar. Benim bir hatam var mı diye düşünmez. Büyüdüğü zaman da kendinde suçu aramayan, suça sebep olan etkenleri dışarıda arayan, hep karşı tarafa yüklemeler yapan, düşünmeden hareket eden, sanki olanlar onun problemi ya da sorumluluğunda değilmiş gibi davranan kişiler ortaya çıkar. Böyle davranarak çocukların problemlerini çözmüş onlara kendilerini geliştirme fırsatı vermemiş oluruz. Ardından biz aileler çözümü öğretmenlerde arayarak çocuğum çok sorumsuz, kendi başına karar veremiyor, sorunlardan kaçıyor gibi serzenişleri ailelerden dinleriz. Anne baba olarak kendi yüzümüze çevirip sorunun çözümünün nerede olduğunu keşfetmemizde fayda vardır.

Unutmayın çocuklarımız bizi yansıtmaktadırlar.
Paylaş:

Etiketler