2013 ~ Samandağ Özel Ders

1

Samandağ Özel Ders

2

Samandağ Özel Ders

3

Samandağ Özel Ders3

4

Samandağ Özel Ders

5

Samandağ Özel Ders

16 Aralık 2013 Pazartesi

EĞİTİM KALİTEMİZ ARTIYOR.. MAŞALLAH..

MAŞALLAH MATEMATİK ALMIŞ BASINI GİTMİŞ....

Paylaş:

OKU-YORUM...


                           OKU-YORUM

     Ömrümüzün büyük bir bölümünü, üstelik en dinamik çağlarını okullarda geçiriyoruz. Buna göre bir hayat muhasebesi yapmamız da gerekmelidir. İlköğretim yıllarını ele alalım. Sekiz yıllık kesintisiz eğitimle (öğretim demek daha doğru olur) birlikte çocuklar engelli bir koşunun içerisinde buluyor kendilerini. Bütün mesele sadece iyi bir liseye girebilmektir. İyi bir liseye girmekten maksat ise iyi bir fakülteyi kazanma ihtimalini yüksekte tutmaktır.
      Öğrenmenin ve bilmenin tek nedeni vardır, hedeflenen noktaya ulaşmak için malzeme olmak. Bilgi ne çocuklukta ne de gençlikte hayatı çekip çeviren bir kılavuzlama aracı değil, hayali kurulan mesleğe ulaşmanın malzemesidir. İlköğretim süreci bireye sağlıklı bir çocukluk, lise süreci de uyumlu ve kendisiyle barışık bir gençlik bahşetmiş olsaydı başka bir şeye gerek bile yoktu. Çünkü istikbali kazanmak adına hedeflenen diğer şeyler kendiliğinden gelecektir.
     Lise ve üniversite sınav sistemi bilginin değerini pratik kullanımına paralel olarak daraltıp aşağılara çekmiştir. Böylesine kısa mesafe koşuculuğuna mutabık yetişen kuşak için daha ilerisi diye bir şey yoktur.
      Liselerde son sınıf öğrencilerinin çarpan kalbi, atan nabzı ve artan telaşı şayet eşik atlamak için değil bilmek yurdundan bulmak ülkesine açılmanın heyecanıyla olmuş olsaydı yazımın başlığı bile bu sevince iştirak ederdi.
    Öte yandan geçmiş yıllardaki kopya hadiselerinden dolayı en ince ayrıntısına kadar alınan sıkı önlemler adrenalini iyice artırıyor. Bu kadar stres ve bu kadar abartı niye?
     Üniversite sınavına girdiğim günü hatırlıyorum. Evdekilerin hepsi Pazar uykusundayken tek başıma çıkıp gitmiştim sınava gireceğim okula. Okulun önü ana baba günüydü. Fakat bu benim için geçerli değildi tabii. Hiçbir zaman annemi ve babamı da sınav günü yanımda götürmek aklıma gelmediği için bizimkiler orada yoktular. Ne salonumu ne de salonda oturacak yerimi önceden görmemiştim. Elimde sadece kendinden silgili ikinci el bir kurşun kalemden başka bir şey yoktu. Saat takmak bile aklıma gelmemişti. Sınavdan çıktıktan sonra sınav sonuçları belli oluncaya dek sınavımın nasıl geçtiğine dair hiçbir şey konuşmamıştım. Sonuç açıklanıp bir fakülte kazandığım belli olduktan sonra da evin gündemini değiştirecek bir durum yaşanmamıştı.
     Bu soğukkanlılığın sebebi sınavlara çok alışkın olduğumdan dolayı falan değil elbet. Hiçbir şeyi ölüm kalım mücadelesine dönüştürmemek gerektiğini yaşayarak öğrenmiştim. Çünkü bize üniversite sınavına girdiğimde şayet kazanırsam kazandığım şeyin sanıldığı ve söylendiği gibi çok büyük bir kazanç olmadığına, kazanmadığım takdirde de kaybımın da öyle büyük bir kayıp olmadığına inandırmıştım. 



Paylaş:

24 Kasım 2013 Pazar

ÖĞRETMENLER GÜNÜ...

 

Paylaş:

4 Kasım 2013 Pazartesi

TAKILDIĞINIZ SORULARI GÖNDERİN UZMANLARIMIZ YANITLASIN...



CEVAPSIZ SORU KALMASIN...

Paylaş:

31 Ekim 2013 Perşembe

20 Ekim 2013 Pazar

EN SICAK COĞRAFYAMIZ…

        Biz Nusayriler tarihimiz boyunca hep gelenek - göreneklerimizi kuşaktan kuşağa aktararak bugünlere kadar getirdik.




      Biz Arap Alevilerinin eskiden dışa kapalı bir yaşam tarzı vardı. Eskiden kapalı yaşam tarzımız olmasına rağmen diğer halklarla(kültürlerle) bir arada yaşamamıza hiçbir zaman engel olmamıştır. Ama bu kültürel yapının son yıllarda değişikliğe uğradığını, gelenek-görenek ve yaşam tarzımızdaki bozulmaları gözlemleyebiliriz. Toplumsal dayanışmanın, paylaşımın yerini giderek bencillik almaktadır. Çünkü her şey maddi açıdan değerlendirilmektedir. Sistemin yaratmış olduğu bu bozuk dünyada insanlığın yozlaştığı kendilerine ait geleneklerini-göreneklerini, kültürlerini yavaş yavaş unutan bir toplumda olmamıza rağmen geçmişten gelen miraslarımızın devamını sağlamak ve gelecek nesillere aktarabilmek için lütfen duyarlı olalım. Geleneklerimizi tam anlamıyla yaşayalım ve yeni nesillere yaşatalım.
Gülümsemenin en sıcak olduğu bu tertemiz coğrafyanın bu tertemiz Samandağ’ının çocukları olarak bizler kültürümüzü yaşatmak adına sevgiyi elden ele yürekten yüreğe dağıtmak adına herkesin Ğadir Hum Bayramını kutlarım.
(Ğid mberek ğleykin, ledinkin ve imenkin.)




Paylaş:

5 Ekim 2013 Cumartesi

3 Ekim 2013 Perşembe

DÜZELTİLEMEYEN DÜZEN

                Eğitim ve öğretim sektöründe dershanelerin kaldırılması ile ilgili gündemden sonra ki en önemli gündem maddesi kılık kıyafet yönetmenliği oldu. Öncelikle şunu söylemeliyim ki eğitim çalışanlarının (ihmal edilen) özlük hakları, ekonomik durumları ile ilgili düzeltmeler yapılmalıdır.
           Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin kıyafetlerini düzenleyen yönetmeliği değiştirdi. Önümüzdeki eğitim-öğretim döneminde yürürlüğe girecek yeni düzenlemeye göre, öğrenciler, okul, sınıf ve şubelerde tek tip kıyafet giymeye zorlanamayacak. Bakanlığa bağlı özel kurumlara ait okul öncesi, ilköğretim ve liselerde bazı sınırlamalara uyulmak kaydıyla, okul yönetimlerince okul kıyafeti belirlenebilecek.
  Kız öğrenciler, İmam-Hatip ilköğretim ve liselerde ise seçmeli Kur’an-ı Kerim derslerinde başlarını örtebilecek. 
Din temelli seçmeli derslerde olduğu gibi bu başlıkta da özgür iradenin değil başka iradelerin devreye gireceğinden şüpheler ortaya çıkıyor. Veliler, cemaatler ve bunların içindeki idareciler, öğretmenler isteyecek 10-11 yaşındaki çocukların saçları türbanla örtülecek. Bir sonraki adım ise, öğrencilerin ve öğretmenlerin tüm derslere türbanla derse girebilmesine resmiyet kazandırılması ve nihayet karma eğitimin bitirilmesi yönünde atılacak adım olabilir.
  27 Kasım 2012 Tarih ve 28480 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeye göre, özel gün, hafta ve kutlamalarda ders içi ve ders dışı faaliyetlerde kullanılmak üzere veliye malî yük getirecek özel kıyafet aldırılamayacak.
   Bu yıl  çocuklar  için alınan giysiler gelecek yıllarda da okulda giydirilebilir. Biz, okulda tanımlanmış bir giysi düşüncesini ortadan kaldırıyoruz. Onun dışında, çocuğun zaten giymekte olduğu süveteri, gömleği,  ceketi varsa bunları yine giyebilir. Bunu yasaklayan bir durum yok. Bu, kişinin tercihine bırakılmış bir konu.  Fakat Kılık kıyafet ile ilgili tereddütlerim var. Serbestlik derken sorumsuz ve asi bir gençlik yetişemeyecek mi? Yırtık kotlarla gelen öğrenciler, af buyurun iç çamaşırı gözüken düşük kemer giymiş öğrenciler. Bence hata yapıyoruz. Bir taraftan Pahalı markalı elbise giymiş öğrenci öbür taraftan Kardeşinden kalan pantolonu, eteği, gömleği hatta ayakkabıyı giyen öğrenci var. Bunları nasıl göz ardı edebiliriz. Bütün çocuklar bizim ve bizler ayırım yapmadan bütün çocuklara kucak açmalıyız.




Paylaş:

23 Eylül 2013 Pazartesi

12 Eylül 2013 Perşembe

LAY LAY LOM GENÇLİK

         Bir toplumun geleceği, gençliğinin durumu ile şekillenir. Her zaman bu toplum, gençliği geleceğin teminatı olarak görmüş ve geçmişten örnek gençlerle bu ideal perçinlenmiştir. Günümüzde bu düşünceyi tekrarlamak sanki mantıklı bir görüş değil gibi geliyor gençlere.

         Türkiye’deki halkın büyük çoğunluğu gençlerden oluşmaktadır.
Bu bir avantaj gibi görülmektedir ama gerçekten çoğunluğu oluşturan gençlerimiz, geleceğimizin teminatı mıdır?
Sorusuna, sorularla cevap aramak gerekirse belki aklımızda bazı sorulara cevap bulunabilir:
    Kahvehaneleri  dolduran kalabalıkları daha çok gençler oluşturmuyor mu? İnternet kafeler düzensiz bir şekilde gençlerin işgal ettiği mekanlar olmuyor mu? Gençlerimizin bir kısmı eğlence, emeksiz kazanç ve dünyevileşme peşinde değil mi? Okumayı ve yazmayı neredeyse unutan ve buna mukabil seyretmeyi ve dinlemeyi hayatının büyük bir kısmında bir uğraş olarak gören bir gençlik yok mu? Lay lay lom bir hayat anlayışı gençlerimizin bir kısmında yok mu? Tarihine, kültürüne, diline ve dinine yabancı bir gençlik değil mi? Ailesi, çevresi ve büyükleri ile sürekli çatışma halinde olan bir gençlik yok mu?
Gerçekten içimizden gelerek söylediğimizde olumlu bir tablonun oluşmadığı yönünde bir düşünce olacaktır belki.Bu soruları ve cevaplarını düşündüğümüzde bu gençliğin nereye sürüklendiğini tahmin etmemiz zor olmayacaktır. Karamsar bir tablo çizmek değil niyetim ama gerçekleri de görmezden gelemeyiz. Bugün yapılabilecekler eğer ertelenirse yarın yapacaklarımız yetersiz kalabilir.Gençlerin sorunlarının masaya yatırılarak  kendilerine ,ailelerine, toplumuna ve ülkesine yararlı olabilecekleri olanaklarını da göz önünde bulundurarak yeni politikalar üretmek ve çözüm önerileri geliştirilmelidir. Mevcut kapasiteleri kullanma yerine, yeni kapasiteler yaratılmalıdır. Unutmayın devlete tek bir üyenin kazandırılması bile az bir kazanım değildir. Ama bununla yetinilmemelidir.

    Yazımı bir cümle sonlandırmak istiyorum. Bir çivi bir at nalını korur,bir nal atı korur, bir at bir yiğidi korur, bir yiğit bir aileyi korur, bir aile bir mahalleyi, bir mahalle bir ili korur, bir il ülkeyi korur. Bir çivinin bile yeryüzünde oluşu bir ülkeye yarar sağladığını unutmayın. Sağlıcakla kalın… 
Paylaş:

9 Eylül 2013 Pazartesi

Günün Ödüllü Sorusu


ÇÖZENE  MAT 2 KİTABI HEDİYE...

Cevaplarınızı yorum bölümünden ulaştırınız.

Paylaş:

8 Eylül 2013 Pazar

BAŞARI İSTEYENİNDİR....

BAŞARI EMEK İSTER,
BAŞARI AZİM İSTER,
BAŞARI İNANÇ İSTER,
KISACASI
 BAŞARI YÜREK İSTER...
Paylaş:

7 Eylül 2013 Cumartesi

Ödüllü Sorumuzun Cevabı 30





Soruyu çözen arkadaşımız ANIL SAĞLAM'ın yeni kitabı hayırlı olsun...Tebrik ederiz..



CEVAP 30'
Paylaş:

ÖDÜLLÜ SORU

 GÜZEL BİR SORU İLGİLENENLERE...

BU HAFTANIN SORUSU  10.09.2013  TARİHİNE KADAR İLK ÇÖZENE  MAT1 KİTABI HEDİYE....
Paylaş:

6 Eylül 2013 Cuma

İKİ YANLIŞ BİR DOĞRU


Bizler çocuklarımızı genellikle koruyucu aile yapısını benimseyerek büyütürüz. Çocuklarımız üzülmesin, sıkıntıya düşmesin diye büyük çaba sarf ederiz. Onlar için her şeyi yapar her hatalarını bir şekilde görmezlikten gelir telafi ederiz. Bütün bunları çocuğumuz üzülmesin, yorulmasın sadece dersleriyle ilgilensin diye yaparız. 





Aile çocuğun her türlü ihtiyacıyla ilgilenerek çözüm arayışı içinde olduğundan çocuklara herhangi bir sorumluluk yüklemez. Anneler çocuğun çantasını hazırlar evde unutulmuş ödevi okula götürürler. Çocuğun ödevi varsa telaşlanırlar, sınavı varsa kaygılanırlar. Böylece çocuk hiçbir sorumluluk almadan büyümüş olur. Bu çocuklar sorumluluk almadığı gibi başlarına gelecek her türlü olaydan da başkalarını sorumlu tutacaklardır. Yaptıkları hataların suçunu hep başkalarında arayacaklardır. Örneğin çocuk küçükken halıya takılıp düşse halı dövülür. Ah halı ah! Sen niye benim oğlumu kızımı düşürüyorsun denir. Çocuk; o andan itibaren halı orada olmasa bütün bunların yaşanmayacağına, kendisinin dikkatsizliği ile hiç ilgisi olmadığına ve yaşanan bu sıkıntıların tamamının halıdan kaynaklandığının inanmaya daha doğrusu inandırılmaya başlar. Benim bir hatam var mı diye düşünmez. Büyüdüğü zaman da kendinde suçu aramayan, suça sebep olan etkenleri dışarıda arayan, hep karşı tarafa yüklemeler yapan, düşünmeden hareket eden, sanki olanlar onun problemi ya da sorumluluğunda değilmiş gibi davranan kişiler ortaya çıkar. Böyle davranarak çocukların problemlerini çözmüş onlara kendilerini geliştirme fırsatı vermemiş oluruz. Ardından biz aileler çözümü öğretmenlerde arayarak çocuğum çok sorumsuz, kendi başına karar veremiyor, sorunlardan kaçıyor gibi serzenişleri ailelerden dinleriz. Anne baba olarak kendi yüzümüze çevirip sorunun çözümünün nerede olduğunu keşfetmemizde fayda vardır.

Unutmayın çocuklarımız bizi yansıtmaktadırlar.
Paylaş:

Matematik Özel Dersi

Neden özel ders? Neden  matematik, geometri dersleri diğer dersler gibi takviye alınmadan öğrenilmiyor. Ailelerin ve öğrencilerin en çok  çaba harcadıkları, bir türlü baş edemedikleri matematik dersi , iyi ve Sağlam bir alt yapı gerekmektedir. Bu altyapının oluşması , şanslı bir öğrenim sürecinin sonucuna bağlıdır. Sık sık öğretmen değişmesi , kalabalık sınıflar, okul değiştirme , ilgisiz çevre yıllara bağlı birikim eksikliği, uygulamadaki  aksaklıklar, pratik yöntemlerin edinilmemesi bu altyapının oluşmasını engellememektedir. Matematik öğrenmek, koşul , ortam , destek , aile , ekonomik ,düzey,kesintiye uğramamış öğrenim, yapılmış ödevler zamanında  çözülmüş testler ve sıkı bir takip gibi önemli faktörlere bağlıdır. Bu koşullardan birinin eksikliği öğrenciyi matematik ve geometrik derslerine karşı önce bir isteksizliğe ,ardından boş vermeye en sonunda ben matematik yapamıyoruz gibi bir çözülmeye neden olmaktadır.
Yoğun bir tanımlama sürecinden öğrenciyi geçtikten sonra, eksiklikleri tesbit edip , altyapı sorununu çözdükten sonra , özel ilgi , yaklaşım eğlenceli yorum ve yöntemleriyle bu derse yönelik sorunları kökünden çözmektedir. Böylece ilköğretimden üniversiteye kadar uzanan iyi ve sağlam bir matematik başarısı vaad etmektedir.
Paylaş:

Matematiğin Önemi ve Özel Ders

Dünyamız hızla gelişmektedir ve büyümektedir. Bu büyüyen dünyada öğrenciler tarafından matematik, zor, sıkıcı, sevimsiz bir ders olarak görülmektedir. Ancak matematiğin yeri günümüzde çok önemlidir. Matematik soyut bir kavram olarak görülmektedir fakat matematik sayı bilgisi, biçim, uzay bilimi kavramlarını kapsayan bir derstir.
Öğrenciler genellikle matematik dersinden sıkılır. İleride ne işimize yarayacak şeklinde düşünürler. Özellikle sınavlardan kötü not aldığımızda veya lise, üniversite sınavlarını kazanamadığımızda sığındığımız savunma sistemidir. Okullarda öğretilen matematik dersleri öğrencinin bu şekilde düşünmelerini sağlar. Oysaki matematik hayatımızın her yerinde karşımıza çıkar. Onun mantığını kavradığımız zaman aslında zevkli bir ders olduğunu anlamış oluruz.
Matematiğin mantığını kavramak için okulda gördüğümüz matematiğe ek olarak kabul edilen sistem alınan özel matematik dersleridir. Özel matematik dersi ile öğrenci okulda sınavlarda başarılı olarak iyi bir lise ve üniversiteye yerleşmelerine yardımcı olur. Özel derslerde eğitmen en iyi anlatma tekniği ile öğrencinin yüksek bir kariyer sahibi olmasını sağlar. Bunun en önemli sebebi özel derslerdeki birebir öğretim yöntemidir.
Paylaş:

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Neden Tek Kişilik Eğitim - Özel Ders

Öğrencilerimiz okullarda veya dersanelerde

Kalabalık sınıf ortamında ilgi yetersizliğinden
Arkadaşlarıyla muhabbet ederken
Konsantrasyon yetersizilğinden
Öğretmeni takip edemediğinden
Düşük not almış öğrencinin kendine güveni olmamasından
Temel bilgilerde yetersizlikten
Dersi veya öğretmeni sevmediğinden
Okula yönelik hedefi olmamasından
Ailevi veya kişisel nedenlerden hedeflenen başarıya ulaşamamaktadır.
Günümüzün modern yaşamında bireyler yaşamı her anında özel yaşamak istemektedir.Genç bireyler olan arkadaşlarımız da kalabalık sınıflarda kendilerini yeteri kadar ifade edememektedir.Klasik eğitim metoduyla eğitim öğretim veren sınıflarda öğrencilerimiz kendine uygun öğretim modeli uygulanmadığı için başarılı olamamakta bu durum motivasyonunu olumsuz etkilemektedir.

Biz MATEMATİK EĞİTİM olarak TEK kişilik sınıflarda birebir ÖZEL DERS programına dayanan eğitim programımızla öğrenciyi kurumumuzda yaşıtlarıyla aynı ortamda sosyal hayata aktif katılılımını da sağlayarak okul derslerinde başarıyı hedefliyoruz.

Paylaş:

22 Ağustos 2013 Perşembe

NEDEN BİZ ?

 Her öğrenci farklı bir bireydir. Bilgi dağarcığı ve motivasyonu kısacası hazır bulunuşluk seviyesi her birinin farklı farklıdır. Farklı şekilde algılar, farklı yöntemlerle daha iyi öğrenir, farklı çalışma ve öğrenme hızlarıyla üzerinde çalışılan materyali içselleştirir. Tüm bu farklılıkların kalabalık ders ortamında öğrenci için engel olmaktan çıkması için kendisine özel bir desteğe ihtiyacın olması doğaldır.

Özel ders sürecinde öğrenci tam ihtiyacı olan konulara odaklandırılır. Kalabalık bir sınıfın geneline değil öğrenciye uygun materyal (konu anlatım dökümanları, testleri, vs..) kullanımı ile dersin amacına ulaşması sağlanır. Böylece enerji ve zaman ekonomik bir şekilde kullanılmış olur.

Özel dersin en büyük getirisi öğrencinin çalışmalarının birebir ve dikkatle takip edilmesine imkan vermesidir. Gerektiği gibi takip edilen öğrenci ister istemez düzenli çalışma ve ödevlerini zamanında eksiksiz yapma alışkanlığı kazanacaktır.

Ülkemizin eğitim sistemi göz önüne alındığında özel derse olan ihtiyaç daha net anlaşılabilir. Hayatında gerçekten yüksekleri hedefleyen öğrencilerimizin eleme sınavlarında hata yapma lüksü neredeyse kalmamıştır. Bunu gerçekleştirebilmek için öğrencilerimiz eğitim hayatında görmüş oldukları bütün ders konularını eksiksiz olarak öğrenmeli ve sınavlarda uygulamaya dökebilmelidir.

Peki tüm bu zor şartlar altında yüksekleri hedefleyen bu öğrencilerimiz başarıyı nasıl yakalayacaklar? Kalabalık sınıflarda bu başarıyı yakalamak mümkün mü? Bir öğretmenin kalabalık bir sınıfta her öğrencinin dikkatini saatlerce derse yönlendirebilmesi ne kadar mümkün?

Uzmanlara göre sınıfta dikkati dağılan bir öğrencinin önemli bir noktayı kaçırması ve o anda telafi edilememesi durumunda konuların birbirleriyle bağlantılı olması sebebiyle ileride katlanarak büyüyen bir probleme yol açması kaçınılmazdır. İşte bu nedenle bir çok öğrenci çalıştığının karşılığını istediği ölçüde alamaz. Buna ek olarak bu dikkat eksikliği nedeniyle kaçırılan önemli noktalar ve bu eksiklerin zaman içinde kapatılamayarak büyümesi sonucu oluşan kişisel güvensizlik ve motivasyon eksikliği bu problemi daha da ciddi boyutlara taşımaktadır.

Bu temel problemin sonuçları ise gözler önünde. Her sene sınavlara katılan milyonlarca öğrenciden çok azı hedeflerine ulaşabiliyor. Çok yetenekli ve gayretli olduğu halde olumsuz şartlardan dolayı başarısız olan insanların sayısı on binler hatta yüz binlerle ifade ediliyor.

Sınavlar her ne kadar belirli bir saat süre ile öğrencileri test ediyor gözükse de aslında test ettiği bütün bir sınava hazırlık süreci hatta bütün bir eğitim hayatıdır. Bu uzun maratonda emeğinin karşılığını almak ve gerçekten başarıyı yakalamak için iyi bir stratejiye ve doğru zamanda atılması gerekli doğru adımlara ihtiyaç vardır.

Bunun için  size en uygun şartlarda özel ders metodunu tavsiye ediyoruz. Özel dersin avantajlarını kısaca özetleyecek olursak

1. Birebirdir.  Ders sonuna kadar öğrencinin dikkati eğitmen tarafından derse yönlendirilir. Dikkat eksikliği veya kaçırılan bi nokta olduğunda bu öğretmen tarafından derhal fark edilir ve gereken yapılır.

 2. Konular öğrenci tarafından tam olarak kavranmadan geçilmez. Gerektiğinde tekrardan kesinlikle kaçınılmaz. Böylece eksik konu bırakılmaz. Öğrenci; bilgi birikimi noktasında eksiksiz hale getirilir.

3. Tek bir öğrenciye odaklıdır. Bu sayede öğrenci her daim aktif tutulur ve öğrenci öğrendiklerini unutmadan ve öğretmeni gözetiminde uygulama fırsatına sahip olur.

 4. Kişiye özel çözümler sunar. Böylece en kısa sürede maksimum verim almak esastır.

 5. Öğrenci-Öğretmen-Veli ilişkileri maksimum düzeyde tutulur.

Paylaş:

NEDEN ÖZEL DERS

Yaz tatilini verimli geçirmek içi birebir eğitim
Konuları erken bitirip bol tekrar ve çok deneme sınavı çözmek için birebir eğitim
Sıkı disiplin ve sıkı takip için birebir eğitim
En iyi öğretmenlerle sınavlara gönül rahatlığıyla hazırlanmak için birebir eğitim
Başarılı öğrencilerle birlikte yarışmak için birebir eğitim
Türkiye derecesi yapmak için birebir eğitim
En iyi üniversiteleri kazanmak için birebir eğitim
Daha çok net, daha çok başarı, maksimum performans için birebir eğitim
Başarılı olmak için başarısızlığı beklememek için birebir eğitim
Hep aynı şeyleri yapıp farklı sonuç beklememek için birebir eğitim
Zaman kaybına tahammülünüz yoksa birebir eğitim
Kapı kapı özel ders peşinden dolaşmamak için birebir eğitim
Kaliteli bir yaşam için kaliteli bir eğitim gerektiği için birebir eğitim
Kişiye özel öğretim modeli için birebir eğitim
Kişiye özel takip ve kişiye özel ilgi için birebir eğitim
Kişiye özel %100 başarı için birebir eğitim
Daha iyisi olmadığı için birebir eğitim

Paylaş:

11 Ağustos 2013 Pazar

Birebir Matematik ve Geometri Dersinin Amacı ve Faydaları

Doğru karar vermeyi sağlar.
Doğru yorum yapmayı öğretir.
Eleştiren yönlerini kuvvetlendirir.
Farklı yöntemlerle sonuca nasıl gidileceğini öğretir.
İnsanın kendi düşüncesiyle başkalarının düşüncelerini harmanlayarak yeni bir yöntem geliştirmeyi öğrenir. 
Bağımsız düşünmeyi,düşünebilmeyi öğrenir.
Kendi yöntemlerini geliştirmeyi öğrenir.
Sistemli,düzenli,mantıklı,dikkatli,inceleyen,araştıran,eleştiren bir yapı kazanmasında yardımcı ve yol göstericidir.
İnsana geniş ufuklar açarak daha aktif bir yapıya dönüştürür.
Günlük yaşantısında pratik çözümler üreten kıvrak zekaya sahip olmasını sağlar.
Ders almak için dışarıya çıkarak trafik ve başka belaların kendisine bulaşmasından kurtulmuş; evinde ailesinin yanında tehlikelerden uzak olur.
Öğrencinin kendisine özel konu telafisi evde vardır.
Herşeyden önce anne ve babasının gözlerinin önündedir.

Paylaş:

9 Ağustos 2013 Cuma

SAMANDAĞ ÖZEL DERS



Paylaş:

YESREP ZEHRA ÖZEL DERS

1. BAŞARI TEMEL HEDEFİMİZDİR. 3. BAŞARIYA ÖDÜL 4. KONU TAMAMLAMA, YAZILIYA HAZIRLIK 5. HER ALANDA ÖZEL DERS(PAKET DERSLER VEYA GRUP DERSLER İSTEYE BAĞLI) 6. CAZİP KOŞULLAR **iletişim 0542 842 90 57 Yesrep Zehra***
Paylaş:

Etiketler