23 Eylül 2013 Pazartesi
12 Eylül 2013 Perşembe
LAY LAY LOM GENÇLİK
Bir
toplumun geleceği, gençliğinin durumu ile şekillenir. Her zaman bu toplum,
gençliği geleceğin teminatı olarak görmüş ve geçmişten örnek gençlerle bu ideal
perçinlenmiştir. Günümüzde bu düşünceyi tekrarlamak sanki mantıklı bir
görüş değil gibi geliyor gençlere.
Türkiye’deki halkın büyük çoğunluğu gençlerden oluşmaktadır.
Bu bir avantaj gibi görülmektedir ama gerçekten çoğunluğu oluşturan gençlerimiz, geleceğimizin teminatı mıdır?
Sorusuna, sorularla cevap aramak gerekirse belki aklımızda bazı sorulara cevap bulunabilir:
Kahvehaneleri dolduran kalabalıkları daha çok gençler oluşturmuyor mu? İnternet kafeler düzensiz bir şekilde gençlerin işgal ettiği mekanlar olmuyor mu? Gençlerimizin bir kısmı eğlence, emeksiz kazanç ve dünyevileşme peşinde değil mi? Okumayı ve yazmayı neredeyse unutan ve buna mukabil seyretmeyi ve dinlemeyi hayatının büyük bir kısmında bir uğraş olarak gören bir gençlik yok mu? Lay lay lom bir hayat anlayışı gençlerimizin bir kısmında yok mu? Tarihine, kültürüne, diline ve dinine yabancı bir gençlik değil mi? Ailesi, çevresi ve büyükleri ile sürekli çatışma halinde olan bir gençlik yok mu?
Gerçekten içimizden gelerek söylediğimizde olumlu bir tablonun oluşmadığı yönünde bir düşünce olacaktır belki.Bu soruları ve cevaplarını düşündüğümüzde bu gençliğin nereye sürüklendiğini tahmin etmemiz zor olmayacaktır. Karamsar bir tablo çizmek değil niyetim ama gerçekleri de görmezden gelemeyiz. Bugün yapılabilecekler eğer ertelenirse yarın yapacaklarımız yetersiz kalabilir.Gençlerin sorunlarının masaya yatırılarak kendilerine ,ailelerine, toplumuna ve ülkesine yararlı olabilecekleri olanaklarını da göz önünde bulundurarak yeni politikalar üretmek ve çözüm önerileri geliştirilmelidir. Mevcut kapasiteleri kullanma yerine, yeni kapasiteler yaratılmalıdır. Unutmayın devlete tek bir üyenin kazandırılması bile az bir kazanım değildir. Ama bununla yetinilmemelidir.
Yazımı bir cümle sonlandırmak istiyorum.
Bir çivi bir at nalını korur,bir nal atı korur, bir at bir yiğidi korur, bir
yiğit bir aileyi korur, bir aile bir mahalleyi, bir mahalle bir ili korur, bir
il ülkeyi korur. Bir çivinin bile yeryüzünde oluşu bir ülkeye yarar sağladığını
unutmayın. Sağlıcakla kalın…
9 Eylül 2013 Pazartesi
8 Eylül 2013 Pazar
7 Eylül 2013 Cumartesi
6 Eylül 2013 Cuma
İKİ YANLIŞ BİR DOĞRU
By Unknown12:24akademi, akdeniz, bilgiçığ, ekin, gelişim, ihtiyaç, kpss, kültür, samandağ özel ders, sbs, yesrep, ygs
Bizler çocuklarımızı genellikle
koruyucu aile yapısını benimseyerek büyütürüz. Çocuklarımız üzülmesin,
sıkıntıya düşmesin diye büyük çaba sarf ederiz. Onlar için her şeyi yapar her
hatalarını bir şekilde görmezlikten gelir telafi ederiz. Bütün bunları çocuğumuz
üzülmesin, yorulmasın sadece dersleriyle ilgilensin diye yaparız.
Aile çocuğun her türlü ihtiyacıyla ilgilenerek çözüm arayışı içinde olduğundan çocuklara herhangi bir sorumluluk yüklemez. Anneler çocuğun çantasını hazırlar evde unutulmuş ödevi okula götürürler. Çocuğun ödevi varsa telaşlanırlar, sınavı varsa kaygılanırlar. Böylece çocuk hiçbir sorumluluk almadan büyümüş olur. Bu çocuklar sorumluluk almadığı gibi başlarına gelecek her türlü olaydan da başkalarını sorumlu tutacaklardır. Yaptıkları hataların suçunu hep başkalarında arayacaklardır. Örneğin çocuk küçükken halıya takılıp düşse halı dövülür. Ah halı ah! Sen niye benim oğlumu kızımı düşürüyorsun denir. Çocuk; o andan itibaren halı orada olmasa bütün bunların yaşanmayacağına, kendisinin dikkatsizliği ile hiç ilgisi olmadığına ve yaşanan bu sıkıntıların tamamının halıdan kaynaklandığının inanmaya daha doğrusu inandırılmaya başlar. Benim bir hatam var mı diye düşünmez. Büyüdüğü zaman da kendinde suçu aramayan, suça sebep olan etkenleri dışarıda arayan, hep karşı tarafa yüklemeler yapan, düşünmeden hareket eden, sanki olanlar onun problemi ya da sorumluluğunda değilmiş gibi davranan kişiler ortaya çıkar. Böyle davranarak çocukların problemlerini çözmüş onlara kendilerini geliştirme fırsatı vermemiş oluruz. Ardından biz aileler çözümü öğretmenlerde arayarak çocuğum çok sorumsuz, kendi başına karar veremiyor, sorunlardan kaçıyor gibi serzenişleri ailelerden dinleriz. Anne baba olarak kendi yüzümüze çevirip sorunun çözümünün nerede olduğunu keşfetmemizde fayda vardır.
Unutmayın çocuklarımız bizi
yansıtmaktadırlar.
Matematik Özel Dersi
By g&d02:18eğitim, Geometri, Geometri Dersi, Matematik Dersi, Matematik makaleleri, matematik öğrenmek, matematik problemleri, Özel ders, pratik yöntemler, samandağ özel ders
Neden özel ders? Neden matematik, geometri dersleri diğer dersler gibi takviye alınmadan öğrenilmiyor. Ailelerin ve öğrencilerin en çok çaba harcadıkları, bir türlü baş edemedikleri matematik dersi , iyi ve Sağlam bir alt yapı gerekmektedir. Bu altyapının oluşması , şanslı bir öğrenim sürecinin sonucuna bağlıdır. Sık sık öğretmen değişmesi , kalabalık sınıflar, okul değiştirme , ilgisiz çevre yıllara bağlı birikim eksikliği, uygulamadaki aksaklıklar, pratik yöntemlerin edinilmemesi bu altyapının oluşmasını engellememektedir. Matematik öğrenmek, koşul , ortam , destek , aile , ekonomik ,düzey,kesintiye uğramamış öğrenim, yapılmış ödevler zamanında çözülmüş testler ve sıkı bir takip gibi önemli faktörlere bağlıdır. Bu koşullardan birinin eksikliği öğrenciyi matematik ve geometrik derslerine karşı önce bir isteksizliğe ,ardından boş vermeye en sonunda ben matematik yapamıyoruz gibi bir çözülmeye neden olmaktadır.
Yoğun bir tanımlama sürecinden öğrenciyi geçtikten sonra, eksiklikleri tesbit edip , altyapı sorununu çözdükten sonra , özel ilgi , yaklaşım eğlenceli yorum ve yöntemleriyle bu derse yönelik sorunları kökünden çözmektedir. Böylece ilköğretimden üniversiteye kadar uzanan iyi ve sağlam bir matematik başarısı vaad etmektedir.
Matematiğin Önemi ve Özel Ders
By g&d02:11a, matematik kavramları, özel, Özel ders, özel ders almak için, özel ders eğitmenleri, özel dersler, özel matematik dersi nasıl alınır, samandağ, samandağ özel ders
Dünyamız hızla gelişmektedir ve büyümektedir. Bu büyüyen dünyada öğrenciler tarafından matematik, zor, sıkıcı, sevimsiz bir ders olarak görülmektedir. Ancak matematiğin yeri günümüzde çok önemlidir. Matematik soyut bir kavram olarak görülmektedir fakat matematik sayı bilgisi, biçim, uzay bilimi kavramlarını kapsayan bir derstir.
Öğrenciler genellikle matematik dersinden sıkılır. İleride ne işimize yarayacak şeklinde düşünürler. Özellikle sınavlardan kötü not aldığımızda veya lise, üniversite sınavlarını kazanamadığımızda sığındığımız savunma sistemidir. Okullarda öğretilen matematik dersleri öğrencinin bu şekilde düşünmelerini sağlar. Oysaki matematik hayatımızın her yerinde karşımıza çıkar. Onun mantığını kavradığımız zaman aslında zevkli bir ders olduğunu anlamış oluruz.
Matematiğin mantığını kavramak için okulda gördüğümüz matematiğe ek olarak kabul edilen sistem alınan özel matematik dersleridir. Özel matematik dersi ile öğrenci okulda sınavlarda başarılı olarak iyi bir lise ve üniversiteye yerleşmelerine yardımcı olur. Özel derslerde eğitmen en iyi anlatma tekniği ile öğrencinin yüksek bir kariyer sahibi olmasını sağlar. Bunun en önemli sebebi özel derslerdeki birebir öğretim yöntemidir.

















.jpg)
